Ukrayna Kiev Ukrayna Kiev Tanıtımı, Gezilecek Yerler

Ama, ailecek gidilebilecek bir yer değil. Yani: futbolseverlerin tanıdığı kişi değil. Yani: paraları gayet değersiz. Prens Yaroslav, o dönemde İstanbul’u ziyaret ettiğinde o kadar çok etkilenmiş ki; ülkesinin Bizans İmparatorluğu gibi güçlü olduğunu hissettirmek için, bu tür devasa yapılar yaptırmış. Zengini ve fakiri, düzeni ve düzensizliği, güzeli ve çirkini bir arada barındırması ile, İstanbul’u andıran bir şehir. 3.5 milyonluk nüfusu ile, Ukrayna’nın başkentidir. 1997 yılında, Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra ise, Ukrayna’nın başkenti olur. Hemen dikkatinizi çekecektir. Sağ elinde: 12 ton ağırlığında, kılıcı ve sol elinde ise, eski Sovyetler Birliğini temsil eden kalkanı ile, yeşillikler arasında, bütün heybetiyle duran “Rodina Mal “ heykelini görebilirsiniz. Şehrin insanlarından söz açılınca: burada göreceğiniz kızların, bayanların güzelliği kesinlikle ve öncelikle dikkatinizi çekecektir. Dikkatinizi çekmek istiyorum, pazarlık mümkün. 18.yüzyılın ortalarında ise, Golden Gate kalıntıları, toprak ile örtülmüştür. Bu kabile üzerinde, nihai zafer kazanılınca, burası, yani Golden Gate sur kulesi kurulmuş. Tam bir inşaat sahası gibi. Kışın ise, tam tersine - 20 derecedir.

leyla ile mecnun kumarhane sahnesi Bir kısım müridi ise, onunla birlikte, mağaraya yerleşirler. Diğer bazı fresklerde ise: İncil’de konu edinilen bir kısım olayın temsili olarak işlenmiştir. İçinde: Ukrayna’daki 6 bölgeye ait insanların gerçekte yaşamış olduğu, 100-350 yıl arasında, geçmişe sahip yöresel evler ve yöresel köyler bulunan bir müze. İnşa: 15 yıl sürer. Şehrin genelinde: sarımsak kokusunu andıran bir koku hissederseniz de şaşırmayın. Gitmeden veya karar vermeden önce; bu yazının bir çıktısını, yazıcınızdan aldığınızda ve biraz zaman ayırıp incelediğinizde: Kiev şehrinin tüm özelliklerini, bir çırpıda okuyup, öğrenme şansınız olacak. Burası: Kiev şehrinin en güzel bahçesi. Adanın kıyıları: çok güzel. Arena ise: güzel bir yer. Basit bir memur: aylık 150 Amerikan Doları maaş alıyor. Bunlar: el işi. Üzerinde: keten gömlek, başta geleneksel bir bant var. Mükemmel çalışanları var. Her gün, saat: 18.00-06.00 arasında hizmet verilmektedir. Burada: tanıdığınız lezzetler var. Burada: sunulan biraları kendileri üretiyorlar. Kentin hemen ortasından: Dinyeper Nehri geçiyor. Bu köprüden: Dinyeper nehrinin sularını seyretmek, mutlaka ilginizi çekecektir.

Aceleniz varsa, mutlaka metro kullanın. Şehir: bir zamanlar, yönetim merkezi olan üst şehir ve halkın yaşadığı alt şehir olarak ikiye ayrılırmış. Evet, burası şehrin merkezi. Birçok ünlü sanatçı, şair ve yazar: bu şehrin eşsiz güzelliğinden etkilenmiştir. Kiev’de, birçok ülke yemek kültürünü bulabilirsiniz. Tabii bu arada: Kiev şehrinin kuruluşunun, Hazar Türkleri tarafından gerçekleştirildiği de, birçok tarihi kaynaklarda öne çıkarılıyor. 19.yüzyılda, Krestatik caddesinin ana cadde statüsüne sokulmasından sonra, meydan da, Kiev şehrinin ana meydanı haline gelmiş. Fiyatları da, otellerden çok daha uygun. Ama, bu konutların metrekaresinin 1000 dolar olduğunu duyduğunuzda, kesinlikle şaşıracağınıza inanacaksınız. Bu parklar konusunda, yeri gelmişken bir şey söylemek istiyorum. Ünlü Alman Edebiyatçı Göthe; “içinde parklar olan şehirler gördüm, ama parkın içinde şehri ilk kez görüyorum “demiş. Evet: Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı forsunda bulunan, 16 yıldızdan biri de: tarihteki tek Yahudi Türk devleti ya da İmparatorluğu olan “Hazarya” ya, yani “Hazar İmparatorluğu” na aittir. Sonunda: 1901 yılında: bu opera binası yeniden yapılmış.

1037 yılında: Saint Sofia katedralinin inşasına başlanır. Bu aradaki ismi ise “Keçi Ovası”.13.yüzyıl sonlarında ise; buraya, şehir surlarının inşasına karar verilmiş. Şehirde metrolar bulunuyor. Kiev Metrosu: dünyanın en büyük metrolarından biridir. 12 tanesi, yerin üzerinde taş yapı, 6 tanesi yerin altında, mağaralarda bulunuyor. Lüks mağazalarda, gözünüzün önünde kullanılmak kaydı ile, kredi kartınızı verebilirsiniz. Minyatürlerden ve kilise hazinelerinden oluşan koleksiyon ile, dünyanın her yerinden ziyaretçilere, ev sahipliği yapıyor. Dünya Savaşına ait, canlandırma heykeller, resimler, gazete kupürleri, savaşta ölen tanınmış komutan ve askerlerin isimleri ve bazılarının resimleri sergileniyor. Larva Manastırı: II. Dünya Savaşında, tahrip olmaktan, rahiplerin, kilisenin bodrum katının bulunmadığı söylemeleri üzerine kurtulmuş. Bu arada: kredi kartı kullanımı konusunda dikkatli olmanızı öneriyorum. Odalarda: çok eskilerde ölmüş din adamlarının mumyaları var. Caddenin başlangıç noktasında: Pazar, bitiş noktasında ise: biraz önce sözünü ettiğim Özgürlük Meydanı var. Şehirdeki gezinize, Özgürlük Meydanından başlayın. Burası: Kiev’in ana caddesidir. İşte, bu Türklerin kurduğu, bugün, Ukrayna isimli ülkenin sınırları içinde kalan “Kiev” kentinin adı: Türkçedir.

Diğer Yazılar